Yaz geldi…
Milyonlarca insan denizle buluşmanın hayalini kuruyor. Ama ne yazık ki ülkemizde denize ulaşmak, denize girmekten daha zor hale geldi. Türkiye’nin hangi sahiline giderseniz gidin aynı manzarayla karşılaşıyorsunuz. Birileri kıyıları kendi tapulu malı gibi kullanıyor. Vatandaş ise ya sesini çıkaramıyor ya da “Boş ver, Allah’ından bulsun.” diyerek çekip gidiyor.
Peki neden?
Çünkü çoğumuz haklarımızı bilmiyoruz.
Bugün birçok plaja gitmek istediğinizde önce otopark ücreti ödüyorsunuz.
Ardından giriş ücreti, Sonra şezlong, Sonra şemsiye, Yetmiyor.
“Dışarıdan yiyecek ve içecek getiremezsiniz.” deniliyor.

İyi de…
Denize girmek ne zamandan beri lüks oldu?
Kıyıya ulaşmak ne zamandan beri parayla satılan bir hizmet haline geldi?
Anayasa’nın 43. maddesi açık. 3621 sayılı Kıyı Kanunu açık. Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Herkesin eşit ve serbest şekilde yararlanmasına açıktır.
Yani…
Hiç kimse deniz kıyısını sahiplenemez.
Hiç kimse “Buradan geçemezsin.” diyemez.
Hiç kimse vatandaşı denizden uzak tutamaz
Üstelik konu sadece idari yaptırımla da sınırlı değil.
Son dönemde verilen yargı kararları da vatandaşın kıyıya erişiminin engellenmesinin ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.
Buna rağmen uygulamaya baktığınızda tam tersi bir tablo görüyorsunuz.
Kıyıya giden yollar kapatılıyor.
Turnikeler kuruluyor.
Güvenlik görevlileri vatandaşı geri çeviriyor.
Sanki deniz onların dedesinden miras kalmış gibi…

Kanun var.
Anayasa var.
Yargı kararları var.
Peki denetim nerede?
Vatandaşın hakkını koruyacak kamu otoritesi neden bu kadar sessiz?
İşletmeler bu cesareti nereden alıyor?
Üstelik işin en acı tarafı şu…
Çocuklar…
Yaşlılar…
Engelliler…
Denize ulaşması zaten zor olan insanlar, bir de bu keyfi uygulamalarla karşı karşıya bırakılıyor.
Bu kabul edilebilir mi?
Kimse yanlış anlamasın. Kimsenin işletme açmasına, yatırım yapmasına, hizmet vermesine karşı değiliz.
Elbette emek veren kazansın. Ancak kamuya ait kıyılar üzerinden kimsenin vatandaşın hakkını gasp etmeye de hakkı yok.
Deniz hepimizin. Sahil hepimizin. Kıyılar hiçbir işletmenin, hiçbir otelin, hiçbir beach clubın özel mülkü değildir.
Deniz kıyıları kimsenin babasının çiftliği değildir. Kanun herkese eşit uygulanıyorsa, kıyılar da gerçekten halka ait olmalıdır.
Aksi halde Anayasa’da yazan haklar, sadece kâğıt üzerinde kalmaya devam edecektir.
1
AK Parti Kulislerinde “Sandığa Küskünlük” Alarmı: Operasyonlar Ters mi Tepti?
4901 kez okundu
2
MİLLETVEKİLİ ÇALIŞKAN, BAKANLIKLARI GÖREVE ÇAĞIRDI
3825 kez okundu
3
BAŞKAN YAPAR, LGS ÖNCESİ MORAL ETKİNLİĞİ’NDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
3674 kez okundu
4
ANKET DEĞİL, SİYASİ TAZİYE EVİ: İYİ PARTİ’NİN CENAZESİ KALKIYOR, CHP’DE “ERİME” MODASI!
3557 kez okundu
5
Neşter Şart
3331 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.