VALİ SAHADA AMA… MASATLI’YI HAPSEDEN BÜROKRASİ’NİN ZORLU SINAVI!
HABER : Çetin Cemali
6 Şubat felaketinin üzerinden 3 yılı aşkın süre geçmesine rağmen Hatay, bitmeyen bir enkaz ve belirsizlik girdabında can çekişiyor. Depremin ilk günlerindeki “şehri hızla ayağa kaldırma” vaatleri, ne yazık ki Ankara’dan kapılan milyarlık ihalelerin taşeron zincirlerinde eriyip gitmesiyle fiyaskoya dönüştü. Hatay’ın bugün hâlâ bir şantiye kaosundan kurtulamamasının arkasında devletin iradesi değil, masalarda dönen kirli rant ve komisyon pazarlıkları yatıyor. Küstahça dönen bu çarkın yarattığı toplumsal öfke ise sahada hedef tahtasına oturtulmak istenen mülki idareye fatura edilmeye çalışılıyor.
MİLYARLIK İHALELERDE “ÇANTACI” PATRONLAR DÖNEMİ!
Hatay’ın yeniden inşası, mali ve operasyonel rüştünü ispatlamış dev firmalar yerine, ahbap-çavuş ilişkileriyle semiren “çantacı” şirketlere teslim edildi. Bakanlıktan dev bütçeli ihaleleri kapan liyakatsiz holdingler, sahada tek bir çivi çakmak yerine işi alt taşeronlara, onlar da daha küçük aracılara devrederek ucu bucağı görünmeyen bir sömürü sarmalı yarattı. Kendi öz sermayesi bile olmayan, ana yükleniciden para gelmeyince işçisinin maaşına çöken bu sözde patronlar, depremzedenin acısını resmen birer rant kapısına çevirdi.

ÇIKAR ÇEVRELERİ MASADAYKEN, VALİ MASATLI CEPHENİN EN ÖNÜNDE.
Sistemdeki bu ahlaki çürümenin ve finansal basiretsizliğin bedelini doğrudan Hatay halkı öderken, krizin ortasında vatandaşla burun buruna gelen tek isim Hatay Valisi Mustafa Masatlı oluyor. Göreve geldiği günden beri şantiyelerde denetim yapan, işi savsaklayan ciddiyetsiz firmalara yasal yaptırımlar uygulayan Vali Masatlı, Ankara destekli taşeron lobilerinin tahribatını tek başına engellemeye çalışıyor. İnşaatları bitiremeyen şirketlerin mağdur ettiği depremzedeler sokakta kalmasın diye konteyner tahliyelerini defalarca erteleyen mülki idare, parayı cebe atıp taahhütlerini yerine getirmeyen müteahhitler yüzünden haksız yere hedef tahtasına konuluyor.
SÖMÜRÜNÜN FATURASINI EMEKÇİ VE DEVLET ÖDÜYOR!
Uzatılan her inşaat süresi, milyarlarca liralık ek lojistik yük olarak hem devlete hem de 3 yıldır konteynerlerde hayata tutunmaya çalışan Hatay halkına yansıyor. Masa başında komisyon hesabı yapıp, işçisinin alın terini gasp eden basiretsiz patronların yarattığı sosyal patlamaları göğüslemek, sahada gece gündüz çalışan valiliğe kalıyor. Hatay’ın kurtuluşu ucu açık ihaleler ve komisyoncu taşeronlar değil; çok daha sert bir merkezi denetim ve finansal ahlaktır. Kadim şehri ranta teslim edenler, sadece Hatay’ın geleceğini değil, devleti sahada hakkıyla temsil eden mülki idarenin emeğini de enkaz altında bırakıyor.
1
AK Parti Kulislerinde “Sandığa Küskünlük” Alarmı: Operasyonlar Ters mi Tepti?
4898 kez okundu
2
MİLLETVEKİLİ ÇALIŞKAN, BAKANLIKLARI GÖREVE ÇAĞIRDI
3819 kez okundu
3
ANKET DEĞİL, SİYASİ TAZİYE EVİ: İYİ PARTİ’NİN CENAZESİ KALKIYOR, CHP’DE “ERİME” MODASI!
3552 kez okundu
4
BAŞKAN YAPAR, LGS ÖNCESİ MORAL ETKİNLİĞİ’NDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
3496 kez okundu
5
Neşter Şart
3328 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.