OKULLARDA TİCARİ “GÜVENLİK” İLLÜZYONU:
Veliye Fatura, Şirketlere Müşteri, Çocuklara Gözetim
Okullarda artan şiddet olaylarına karşı üretilen pedagojiden uzak "çözümler", eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp devasa bir rant ve gözetim pazarına dönüştürmüş durumda. Güvenliği X-Ray cihazlarına ve turnikelere indirgeyen anlayış, hem velilerin cebine göz dikiyor hem de çocukları henüz 18 yaşına gelmeden finans sermayesinin "yaşam boyu müşterisi" haline getiriyor.
VELİDEN KAYNAK, ŞİRKETE VERİ AKIŞI
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün "Okulyo" protokolüyle meşrulaştırılan turnike sistemleri, okul yönetimleri tarafından velilere yıkılan 500 TL ile 2.000 TL arasındaki ücretlerle kuruluyor. Üstelik bu sistemler sadece kapı tutmuyor; çocukların anlık fotoğraflarını, giriş-çıkış saatlerini ve kişisel verilerini ticari şirketlerin veritabanlarına işliyor. Güvenlik adı altında yürütülen bu süreç, çocukların verilerini sermayenin insafına terk ediyor.
EĞİTİM YUVASI DEĞİL, FİNANSAL PAZAR
Turnike kartlarının TROY altyapısıyla kantin ve dışarıdaki marketlerde alışveriş kartına dönüştürülmesi, projenin asıl niyetini ifşa ediyor.
Kantinde, yemekhanede veya okul dışında işte kırtasiyede, BİM, A101 gibi marketlerde POS cihazlarında alışveriş yapabiliyorlar. Yerli ve milli ödeme altyapısı TROY’un da entegrasyonuyla bakanlığın, il millî eğitim müdürlüklerinin yönlendirdiği proje. ‘maarif eğitim modeli’nde finansal okuryazarlık tarafına da destek veren bir proje bu.”
SORUMLULUKTAN KAÇIŞ
"Finansal okuryazarlık" kılıfıyla sunulan bu model, bankaların müşteri edinme maliyetlerini düşürmek için çocukları birer "tüketici nesnesine" çeviriyor. Yoksulluk nedeniyle okulda beslenemeyen çocuklara ücretsiz yemek sağlamak yerine, onları küçük yaşta borçlanma ve tüketim çarkına entegre eden bu piyasacı akıl kabul edilemez.
Şiddeti Doğuran Nedenleri Halının Altına Süpürmek
Okulları hapishane veya yüksek güvenlikli kamu binalarının mimarisine benzetmek şiddeti engellemez. Şiddet turnikelerden yürüyerek içeri girmiyor; derinleşen yoksulluktan, cezasızlık kültüründen, liyakatsizlikten ve itibarsızlaştırılan eğitim sisteminden besleniyor.
ŞÜPHE VE GÖZETİM İKLİMİ
Okul kapısında öğrenciyi karşılayan ilk şey güven değil; şüphe ve denetim oluyor. Turnike koymak, şiddetin makro nedenleriyle yüzleşmek yerine "bir şey yapılıyormuş" algısı yaratan bir vitrin uygulamasından ibarettir.
HATAY’DA VELİLER TEPKİLİ
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SUSKUN!
Yeni eğitim-öğretim yılının açılışı hızla yaklaşırken, uygulamanın yaygınlaştırılma ihtimali bölgedeki velileri de ayağa kaldırdı. Hatay'da zaten binbir zorlukla çocuklarını okula hazırlamaya çalışan çok sayıda veli, dayatılan bu ekstra maliyetlerden ve çocuklarının verilerinin şirketlere açılmasından ciddi şekilde rahatsız olduklarını vurguluyor. Yükü yine velinin sırtına bindiği bu ticari cenderede Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün konuya dair nasıl bir açıklama yapacağı, velilerin tepkisine karşı nasıl bir duruş sergileyeceği ise tam bir merak konusu.
Güvenlik ve eğitim satılık birer hizmet, çocuklar ise bankaların müşteri adayı değildir. Okullardaki şiddet ve güvensizlik; turnikelerle, biyometrik takiple ya da geçici İŞKUR personelleriyle değil; kamusal, eşit ve nitelikli bir eğitim anlayışıyla çözülebilir.